Günümüzde Güçlü Kadının Aşk’ta ki Duruşu..

Konu aşk olunca lafa nereden başlamak gerektiğini kestirmek zorlaşıyor tabi.. 
Günümüzde aşk başta olmak üzre bir çok duygu salt, öz, gerçek kimyasından çok çok uzaklaşmış durumda.. Ne yazık ki önünü alamıyoruz.
İnsanlık tarihi boyunca duygular üzerine en büyük krizleri, sığlığı ve yozlaşmayı yaşadığımız çağdan geçerken; Kadın olmak, aşkta kadın olmak, aşık kadın olmak, duruşu olan bir kadın olmak, güçlü kadın olmak yine ne yazık ki çok çok daha zor bir hal alıyor..
Güçlü kadının içinden geçenleri gerek bireysel düşüncelerim, gerek mesleki analizlerim sonucunda gözlemlediklerimden yola çıkarak dillendirmek isterim siz okuyucularım için..
Güçlü kadının olmazsa olmazıdır ”Aşk” bir ilişkide, birliktelikte, evlilikte..
Der ki Kadın;
Her şey bir yana aşk olmazsa olmazı, bir ilişkinin..
İlişkinin temelinde aşk çok çok değerli, önemli, belirleyici bir esastır benim için.
Aşk varsa zaten temelden başlar değişim..
Sonra devam eder:
Aşk gelir ve kendi değerini kendi tayin eder.
Eğer geçici ise zaten kısa ömürlü ve nefsidir.
Fakat gerçek ise içeriden değiştirir, temelden, büyük bir mucizedir benim için.
Bir insan aşık olduğunda değişir, eskisi gibi olmaz hiç bir şey ve akar.
Aşka akar kendisinde bu aşkı uyandırana akar.
Durmaz, durdurulamaz, kimse yapamaz ki zaten, değil mi?
İlişkiler de kadın cezbedici taraf, cazibe alanıdır. Kadın ilişkiye samimiyeti, sıcaklığı, kendini kalbini ortaya koyarak bir boyut kazandırabilir ancak yöneten, şekil veren ve kaderini belirleyen taraf erkektir.
Zira kadın yorgundur, hayata dair her alan da çizdiği güçlü profil, duruş, ve sorumluluk bilinci enerjisini aşağı çekmektedir..
Sağ duyulu, empati yeteneği gelişmiş olan ”Güçlü Kadınların” paylaşmaktan, sevmekten, ve şifa olmaktan yana hiç bir korkuları yoktur..
Ancak söz konusu Aşk’sa sadece yaşar, inanmak, aidiyet hissini tatmak, güvenmek ister kadın.
Ve inanır kadın: Bir erkek o aşka düşmüşse, değişmeye başlamışsa, farkındaysa zaten kadına,
Kadınına, kendisinde bu aşkı uyandıran ruha akar..
Bir an gelir ayrı bir hayat düşleyemez erkek, mümkün olamaz ki değil mi?
Burada söz konusu gerçek bir aşksa.
Ve ısrarcı, bağnaz, sığ, menfaatçi, baskılayan taraf olamaz kadın, gücünü içeriden alır..
Aşkta, ilişkide , evlilikte kadın aşkından güç alır ve sadece akar, bu aşkı kendisinde uyandırana, aşka..
Bu noktadan sonra, aktivasyon alan, başlatan, yöneten, öncü taraf erkektir.
Yani kalıcı, temelleri olan, muazzam bir ilişkinin, birlikteliğin yahut evliliğin temellerini erkek atar, kadın değil.
Ama günümüzde işler öyle değil. Erkekler pasif duygusal ve erkek olmayı daha çok özgür olmak, üstünlük kurmak ve güç sahibi olmak sanıyor ama bu öyle değil, olmamalı da zaten..
Şartlar ve koşullar arkasına sığınarak incitiyor kadını, hassasiyet alanlarını görmezden geliyor
ya da empati yapmadan, kadının incinebileceğini ön görmeden sağ duyusuz yaşıyor..
Velhasıl sorumluluk bilincinden uzak, elini taşın altına koymadan bekleyen taraf olu veriyor..
Sonra ne mi oluyor: Kadının aşkı kırılıyor, kırılmaya başlıyor, dağılıyor içinde ve sarsılıyor..
Sızlıyor, inciniyor,  kaosu başlamış oluyor..
Çünkü içeriden gelen o gücü, Aşkından aldığı o gücü yitirmeye başlıyor..
Menfaatçi, çıkarcı, stratejik davranamaz ki ”Güçlü Kadın”..
Hayatta belki hemen hemen her alan da güçlü, duruşu olan bir tavra sahiptir belki..
Ama aşk söz konusu olunca sadece saflığı, gerçeği, duruluğu, içtenliği, sevgiyi, huzuru, sonsuz sadakati arar ”Güçlü Kadın”.
Gitmekle kalmak arasında bir yer de sıkıştığı zaman özüne döner ve araştırır kalbini, duygularını yoklar, zihninin odalarında dolaşır, kalbinin gizlerine iner..
Belki bocalar bir süre, ama sonra netleşir..
Ve der ki;
Ama benim bu konu da yaşadığım hiç bir karmaşa yok bilakis çok netim.
Aşkı ve sadakati ile ayakları mı yerden kesecek birini istiyorum.
Bu sebeple gidiyorum, senden geçiyorum..
Günümüzde güçlü kadının en sık karşılaştığı sorudur mesela: ”Neden Yalnızsın?”
Bu da sık sık şahit olduğum, Danışanlarım’dan duyduğum bir gerçeklik.
Kadın tereddütsüz;
Ama benim bu konu da yaşadığım hiç bir karmaşa yok, bilakis çok netim.
 Aşkı ve sadakati ile ayakları mı yerden kesecek birini istiyorum.
Henüz böyle biri ile karşılaşmadığım için olsa gerek yalnız kalmayı tercih ediyorum.
Yani nasıl denir en iyisini yaşamak varken azı ile yetinmiyorum.
”Sevgili Danışanlarım, okurlarım, takipçilerim; keyifli bir Cumartesi gününde okuyabileceğiniz Aşk kokulu yazımı keyifle kaleme aldım, sizlere emanet ederim, sevgiler..”
Astrolog
Seda Turan 

Aşk Baş Ucunda, Peki sen Hazır Mısın.?

Aşk.. 

Yaratılışın temeli, varoluş sebebidir, değil mi.?

Kime sorsak aşka dair bir fikri, düşüncesi, anısı, duygusu, deneyimi, edinimi, sevinci, hüznü vardır mutlaka..

Kime sorsak gerçek aşkı arıyor, kime sorsak aşksızlıktan yakınıyor.

Peki, nedir aşka engel olan, sizi, bizleri aşktan alı koyan.?

Bir kaç madde ile örneklemek gerekir ise;

*En temel unsurlardan biri, kök, aile, soyağacı engelleridir..

*Çocukluğumuz da yaşadığımız olumsuz, negatif olaylar,

Duygu durum bozuklukları ve bunların yaratmış olduğu kodlar.

*Hiç bir anne, baba çocuğunda kötü izler bırakmak, çocuğunun kalbini yaralamak istemez ancak,

Farkında olmasalar bile bizlere birer rol model çizdiklerinde olumsuz örnekler teşkil edebilirler.

*Ağır travmalar,

*Ayrılıklar,

*Uzun süren matem, inziva süreci,

*Terk edilme korkusu,

*Özgürlüğe olan düşkünlük,

*Geçmişe veda edememe,

*Olumsuzluğa, imkansızlığa, yaralara rağmen bir ilişki de, kişi de, duygu da ısrarla kalma isteği,

*Bir duygu da, kişi de, ilişki de kendini yok sayarak, söndürerek, devam etme durumu.

*Öz güven eksikliği,

*Öz saygı eksikliği,

*Israr,

*İnat,

*Öfke,

Kontrolsüzlük,

*Direnç,

*Sabırsızlık,

Kendini Sevmemek, sevememek….

*Ve bunun gibi sayabileceğim bir çok durum, duygu, anı, yaşanmışlık, hikaye daha,

Aşk’a giden yolda bize engel ve blokaj oluşturmakta.

Peki, Ne Yapmalı.?

Öncelikle, sürekli kendini tekrarlayan hikayelere, ilişkilere, olmamışlıklara bakmak ve nedenlere odaklanmak gerekli.

Bir ilişki de, evlilik de, flört de, bir önce ki ne benzer durumlar yaşıyor musunuz.?

*Geçmişte bıraktığınız, süregelen ilişkiniz, evliliğiniz, flörtünüz, duygu durumuz ile geçmişle bağlar nelerdir tespit etmek lazım.

*Kendinizi sorgulamalı ve olabildiğince objektif, dürüst bir şekilde analiz yapmalısınız..

*Neden yalnızsınız, en son ilişkiniz de, evliliğiniz de siz gerçekten yoran, yıpratan, kalmanıza, gitmenize neden olan etkenler nelerdi.?

*Gerçekten aşık mıydınız, gerçek bir sevgi miydi bu.?

*Eşiniz, partneriniz sizin için uygun kişi miydi.?

*Statünüz, alışkanlıklarınız, hobileriniz, düşünce yapınız birbirine uygun muydu.?

*Siz neden O’na doğru aktınız, sizi O’na götüren sebep, duygu, etken neydi, nelerdi.?

*O ilişki de, evlilik de gerçekten mutlu muydunuz ve O, sizin mutluluğunuzu önemsiyor muydu.?

Aynı durumu süregelen ilişkiniz de, evliliğiniz de ”Aşksızlıktan” Şikayetçi iseniz yapabilirsiniz.

Duygusal anlam da en temel eksikliğimiz ”Sevgi”..  Evet, sevgi.. Kendimizi yeterince sevmiyoruz, ne yazık ki sevmiyoruz, sevemiyoruz ve bu eksiği farkın da değiliz, farkına varamıyoruz. Aşk sen de başlar, için de, yüreğin de, ruhun da, zihnin de, gözlerin de, ifaden de, bakışların da, sözlerin de..

Sen sevgi dolu isen, kendini yeterince sevgiyle doldurdu isen, aşk sana akmaya başlar, evren, kainat, ilahi karma sana aşkı, sevgiyi taşımaya başlar.. Doğru frekansa geçtiğin an da aşkı aramayı bırakırsın, zira ruhundadır O.. Sen de varolan bir şeyi aramaya gereksinim duymazsın öyle değil mi.?

Öncelikle yukarı da belirttiğim nedenleri, etkenleri, yaşanmışlıkları, sebepleri ve size hissettirdiklerini tespit etmeli ve sevgi ile şifalandırarak, hayatınızdan sevgiyle çıkmalarına izin vermelisiniz.. Bunun yanı sıra kalbinize sinen, size güven veren bir Astrolog’dan, Spiritüel Danışman’dan yardım alabilir, bir takım kodları ve blokajları çözüme kavuşturabilirsiniz..

Peki Sevmek..

Kendini sevmeyen, sevemeyen, sevmenin ne demek olduğunu bilebilir mi.?

Sen sevmiyorsan kendini, bilmiyorsan sevmenin ne olduğunu, sevilmeyi bekleyebilir misin.? Adil olur muydu bu.? Yeterince sevilmeyen, sevmeyi bilmeyen birini, sevmek..

Kendini Sevmek;

*Kendinizi kabul edersiniz her şeyden önce,

*Bir başkasına ilgi duyduğunuz, aşık olduğunuz, farkında olduğunuz şekilde ilgi duyar, aşık olur, farkında olursunuz..

*Stiliniz, tarzınız, tavrınız, üslubunuz, tutumlarınız, cümle kurma şekliniz bile sizin için önem kazanır.

*Her şeye rağmen, en iyi arkadaşınız  ”Siz” olduğunu, sizin bu mucizevi hayat yolculuğunda en değerliniz olduğunu kabul eder, bunu gönlünüzle hissedersiniz.

*Sevmediklerinizden uzaklaşır, size zarar veren her şeyle aranıza mesafeler koyarsınız.

*Sevdiklerinizi önemser, hobilerinize, size iyi gelen şeylere zaman ayırırsınız.

*Hatalarınıza, eksiklerinize rağmen kendinize saygı duyar, kendinizi kabul eder, kendinizi onaylarsınız.

*Kendinize her şeye rağmen dürüst olur, her şeye rağmen merhametli, şefkatli davranırsınız.

*Gerektiğin de ”Ben” Demekten kaçınmaz, korkmaz, çekinmezsiniz.

*Kendinizi kandırmaz, kendinize zarar vermez, kendinize merhamet etmekten, şefkat duymaktan vazgeçmezsiniz.

*Size zarar veren, sizi maniple eden, sizi yoran, yıpratan, istismar eden, kullanan, duygusal zarar veren, fiziksel ve duygusal şiddet uygulayan, sizin mutluluğunuzu önemsemeyen, sizin gülümsemenizi ciddiye almayan, sizin sevginizi, dostluğunuz, merhametinizi, iyiliğinizi göz ardı eden ve sömüren kimselerden gerçekten uzaklaşır ve özgürlükçü hareket edersiniz..

 

Peki Ne Yapmak Lazım.?

”Seni Seviyorum” demekle başlayabilirsiniz.

Evet, kendinize bunu söyleyin, sık sık, hatta bunun için özel zamanlar ayırın, ritüeller yapın.

Bunu yılmadan, vazgeçmeden, pes etmeden sık sık tekrarlayın, hiç durmayın, pes etmeyin, isyan etmeyin.. Bu sizin kontrolünüz de olan bir Eylemdir, unutmayın..

Zamanla hissedeceksiniz, auranızın, çevrenizin, zihninizin sevgiyle, aşkla dolduğunu.. Yeterince hissettiğiniz de hayatınız da bir çok şeyin değiştiğini göreceksiniz.. Bunun için çevrenizi yormanıza, yıpratmanıza, kırmanıza, isyan çıkarmanıza gerek yok, asla..

Bu kendiliğinden akan, sakinlikle ilerleyen, zamanla coşan, ahenk, ritm kazandıran mucizevi bir değişimdir..

Yeterince ve layığı ile kendinizi sevdiğiniz de aşkın, sevginin, adil bir şekilde hayatınıza aktığını göreceksiniz..

Sevgiyle,

Astrolog Seda Turan

30 Ocak-5 Şubat Haftasına Özel Tüyolar

Biraz ”başı buyruk-başına buyruk” bir hafta olabilir sevgili takipçilerim..

Haylaz, havalı, bilgiç, kendini beğenmiş insanlar güruhunun boy sergileyeceği kalabalık haftaya; Hoş geldiniz..

Duygular karışık, hırslarımız ön planda.

”Ah bir zengin olsam” hayalleri, ütopik planlar bir yandan cezbediyor, bir yandan elimizi kaldıracak halimizde yok..

Özellikle; İlişkilerde hırpalayıcı bir hafta olabilir..

30 Ocak-5 Şubat Haftasına Özel @astrologsedaturan tavsiyeleri;

*Öncelikle, ısrarcı tutumlardan kaçınmaya özen göstermeli..

*Haftanın ilk günleri emin olmadığınız hiç bir konuda ”kesin hükümler” vermemelisiniz..

*Aşıklar için zorlayıcı bir hafta olabilir zira ”güven sorunu” ayyuka çıkıyor, dikkat..

*Çarşamba günü fazlası ile huysuz bir gün.. Söz vermeden, büyük konuşmadan, tartışmadan geçirmeye özen göstermeli..

*İşbirliklerinde ütopik vaatlere kanmamalı, emin olmadan imza atmamalı..

*Bu hafta kredi, borç alış verişinden kaçınmaya özen göstermeli..

*Hukuksal sorunları olanlar Özellikle ertelememeye özen göstermelisiniz..

*Perşembe günü sürprizlere açık bir gün..

*Gizli hayran olmak yerine ”cesur aşık” olmayı tercih etmeli..

*Beklenmedik ödeme alış-verişleri, geliş-gidişleri Cuma gününe damga vurabilir..

*Hafta sonu dinlenmeli, masaj yatırmalı, meditasyona, yogaya zaman ayırmalı.. Hiç değilse hafif bir yürüyüşe çıkmalı..

Su Gurubu Burçlarına Özel Tüyolar: (Yengeç, Balık, Akrep): Seviyorsan git konuş bence..

Hava Gurubu Burçlarına Özel Tüyolar: (Terazi, İkizler, Kova): Finans kaynaklarına adapte ol, kazançlı çıkabilirsin..

Toprak Gurubu Burçlarına Özel Tüyolar: (Oğlak, Başak, Boğa): Bırak kasılmayı, duygularına teslim ol gitsin..

Ateş Gurubu Burçlarına Özel Tüyolar: (Koç, Yay, Aslan): Hırslarını kontrol et, keskin sirke küpüne zarar..

 

”Sevgi dolu, aşk dolu, kazanç dolu, bereket dolu bir hafta olsun dilerim..”

Sevgilerimle

Astrolog Seda Turan

 

Gönülden, Gönülce..

Eskilerin dediği ”Ahir zaman” vardır ya, sanırım bulunduğumuz çağa işaret ediyorlardı..

Öyle zamanlardan geçiyoruz ki gerçekten tek tanımı olabilir ”Ahir zaman”..

Dosta, dostluklara hasret yaşar olmuşuz..

Gönülden bir tebessüme, gönülden bir paylaşıma hasret yaşar olmuşuz..

İki kelam edeceğimiz, iki lafın belini kıracağımız, güvenerek, inanarak, endişesiz kendimizi açacağımız insanlara hasret yaşıyoruz..

Gerçek dostluklar, arkadaşlıklar, bağlar yok nerede ise..

Endişesiz, kontrolsüz, güvenerek paylaşım yapamıyor,

İçimize atıyor, sessizce yaşıyoruz..

Bazen göz yaşlarımızı paylaşacak bir cana hasret kalıyoruz..

Bazen kahkahalarımıza ortak arıyor, nerede ise bulamıyoruz..

Gönülden seven, gönülce gelen insanlardan uzak, ”insansız” yaşar olmuşuz..

”Alan razı, veren razı” çıkarcı, menfaatçi ilişkilere göz yumar,

Beklentisiz, sorgulamadan, yalnızca ”Ben” için, ”Çıkar” için yaşar olmuşuz..

Hz. Muhammed (s.a.v.)‘in Hadis-i Şerifidir; ”Kalpten, kalbe bir yol vardır”..

Kalpler kör olmuş iken, duygular yol bulabilir mi..?

Öyle bir zaman ki; İki yüzlü insanlara dahi razı gelir olmuşuz..

Zira binlerce yüzü, maskeleri olmuş insanların..

Bu sığ, çiğ, samimiyetten uzak duygu durumları, tutumlar, davranış biçimleri, mimikler, vücutlar, suretler ile,

Baktığınızda tüm aleme, insanlığa, bireyden bütüne, ailelere, gençlere, toplumlara, yönetimlere, ülkelere, tabiata, doğaya, diğer canlılara,

Tüm aleme, arş-a kadar ulaşmış, maalesef ki bulunduğumuz gezegeni, ait olduğumuz kainatı, evreni nefessiz, soğuk, cansız,

Biçare hale getirmiş, getirmişiz..

*Göz yaşlarımızın nedenlerini sorguluyoruz,

*Mutsuzluklarımızın nedenlerini sorguluyoruz,

*Neden ”Daha adil bir hayat yaşamadığımızı” sorguluyoruz,

*Neden ”daha iyisi mümkün değil yahut olmadı” diye sorguluyoruz,

*Ailelerimizi, koşullarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı, eğitimcilerimizi, sevdiklerimizi, sevdiğimiz adamları, kadınları sorguluyoruz,

*Amma gelin görün ki; gönlümüze hiç dönmüyoruz..

*İçimize hiç bakmıyoruz..

*Zihnimizin derinliklerine hiç inmiyoruz..

Bencilce, yalnızca kendimiz için yaşamanın, yalnızca kendi isteklerimiz için çabalamanın ve hiç bir etiği, kurala bağlı kalmadan,

Yalnızca egosantrik tutumlar sergileyerek ”Mucizeler” beklemenin amaçsızlığına, sığlığına hiç ama hiç bakmıyoruz….

Mutlu olmak için, mutlu etmek gerekir değil mi..?

Tüm dinler, öğretiler, felsefeler ”Paylaşmanın Güzelliğini” vurguluyorlar değil mi..?

İslam’ı yaşayan, İslam dinini benimseyen ülkemizde üstelik,

Öyle güzellikler, öyle rehberler, öyle Alimler, Veliler, Evliyalar, Yazarlar, Felsefeciler var ki..

Tarihten günümüze ulaşmış öyle eserler var ki..

Koşuşturmaktan, hengameden, kalabalıklarda kaybolmaktan bir dönüp bakabilsek..

Keşke bir durup görebilsek..

Ait olduğumuz dinin temeli ”Güzel Ahlak” iken,

Yüce Yaratıcı Allah Celle Celahü’nün buyrukları ayetleri ile inşa edilmiş dinimizin kitabı Kuran-i Kerim’in ilk kelamı ”Oku” iken,

Bizler maalesef ki sırtımızı dönmüş, görmemiş, görememişiz..

Dostlar; kendimize dönmemiz gereken günlerden geçiyoruz..

İçimize bakmamız gerek..

”Kendi gönlünüzde, gönül bahçenizde güller yetiştirememiş iseniz, girdiğiniz gönüllerde gül bahçelerinde ağırlanamazsınız”..

Kendini bilmek lazım..

En büyük erdemdir bana göre ”Kendini bilmek”..

Dünyevi dertlere, zahiri hüzünlere yüz dönmek yerine, kendini bilmek, kendine dönmek, umutla yaşamak, yeşermek gerek..

Ümit kesip depresif tutumlar ile, sürekli stres, melankoli, çaresizlik odaklı düşünen bir zihin ile, mutluluğa erişmek maalesef ki mümkün değildir..

Kendinize zaman ayırın, okuyun, okutun, paylaşın, samimi olun, güvenin, korkmadan, ürkmeden güvenin..

Önce yüce yaratıcı Allah’a, sonra gönlünüze, sonra sevginin gücüne..

Hayal kırıklıklarından arının..

Bugüne, yarına odaklanın..

Küçük adımlar, küçük girişimler büyük hayatlara dönüşebilir, yeteri kadar ister iseniz..

Gönülden ister iseniz..

Konfüçyüs’ün dediği gibi; En uzun yolculuklar bile, tek bir adımla başlar..

Astrolog Seda Turan 

16-22 Ocak Haftasına Özel Tüyolar

İletişimde ilginç yöntemlere baş vuracağımız bir hafta olabilir..

Evet, doğrudan iletişim kurmak, açıkça kendini ifade etmek yerine ”dolaylı” tutumlar, söylemler tercih edilebilir..

Bu durum maalesef ki işleri olduğundan daha ”karmaşık” bir hale dönüştürebilir..

Özellikle ”Evlilikler ve ilişkiler” mercek altına alınabilir, benden söylemesi..

16-22 Ocak 2017 Haftasına özel @astrologsedaturan tavsiyeleri;

*Oldukça cool bir hafta olabilir, bu nedenle ”geniş, umursamaz” tutumlar sergilemeye meyilli olabiliriz, dikkat..

*Zira bu tutumlar yıpranmış ilişkilerin kopma noktasına gelmesine neden olabilir..

*Geçmişten haberler alabileceğiniz bu hafta, geçmiş hataları tekrarlamamaya özen göstermelisiniz..

*Ex aşkınızın bazı yalanlarını yakalayabilirsiniz, sizin ”iyi niyetinizi hak etmiyor” olabilir, dikkat..

*Mail kutunuzu, mesaj kutunuzu sık sık kontrol etmelisiniz..

*Sürpriz seyahatlerin gündeme oturabileceğini göz önünde bulundurarak yanınıza yedek kıyafetler almaya özen göstermelisiniz..

*Özellikle ”Toprak gurubu burçları; Oğlak, Başak, Boğa” burçlarının aşk hayatlarına dair ani gelişmeler gündeme gelebilir..

*Görselliğe özen gerektiren bir hafta olabilir, bilginize.

*Egzersiz ve spor programları, abonelikleri, üyelikleri gündeme gelebilir. Çalışma programınızı göz önünde bulundurarak imza atmalısınız.

*Hafta ortasına kadar ki süreçte tartışmalardan kaçınmaya özen göstermelisiniz..

*”Başak, İkizler, Yay, Aslan” burçları iletişimlerde ”yalanlardan, hilelerden” kaçınmalılar, her şey açığa çıkabilir..

*Ocak ayı geneline göre bireysel yaşamlarda biraz daha rahat bir hafta olabilir..

*Hafta sonu beklenmedik olaylar meydana gelebilir, dikkat..

 

”Tehlikeden, karmaşadan, yalandan, afet ve terör olaylarından uzak, sevgi, sağlık, bereket, şans dolu bir hafta olmasını dilerim..”

Astrolog Seda Turan 

9-15 Ocak Haftasına Özel Tüyolar..

Oldukça telaşlı bir haftaya girmiş bulunmaktayız..

İletişim gezegeni Merkür 19 Aralık 2016-8 Ocak 2017 arası Retroda idi ve 8 Ocak itibari ile düz seyrine başladı..

Takribi 20 gün boyunca aksi giden, ertelenen işlemler-işler, projeler-planlar, seyahatler bu hafta bir anda gündeme oturabilir..

Bunun üstüne 12 Ocak 2017’de Yengeç burcunda bir Dolunay gerçekleşecek..

Bir şeyleri tamamlamak adına telaşlı yapılara bürünebilir, hatalara meyilli olabiliriz, dikkat..

9-18 Ocak 2017 Haftası:

*Planlı, programlı hareket etmekte,

* Zamanı özenli kullanmakta,

*Pratik tutumlar sergilemekte,

*Rehavetten kaçınmakta,

*Miskinliğe kapılmamakta,

*Boş zamanları kaliteli geçirmekte,

*Beslenme düzenine özen göstermekte,

*Trafikte kurallara uymakta,

*Makine ve Elektronik sektörlerde kazalara karşı dikkatli olmakta,

*Elektronik ev aletlerine karşı dikkatli olmakta,

*Boş yere koşuşturmaktan kaçınmakta,

*Dedikodudan (Dolunay sırları ifşa edecek bir etkiye sahip, benden söylemesi) ”özellikle” kaçınmakta,

*Çapkınlık turlarından uzak kalmakta,

*İletişimlerde, Bankacılık işlemlerinde, Bilişim, Finans sektörlerinde Gizliliğe özen göstermekte,

*Öfke patlamalarından kaçınmakta,

*Ani olaylar karşısında metanetli olmakta,

*Hafif egzersizler tercih etmekte,

*Duygusal anlamda iyi-kötü fazla yükselmemekte,

*Anlaşmalar, Taşınmalar,- Alım-Satım işlemlerini ertelemekte

”Fayda Var”..

Madde madde belirttiğimiz konulara özen gösterdiğiniz takdirde, bu hızlı, telaşlı haftayı hafif ve hasarsız atlayabilirsiniz..

”Sevgi ve bereket dolu bir Hafta geçirmenizi dilerim..”

Sevgilerimle

Astrolog Seda Turan

Dolunay Psikolojisi ..

Bugün 12 Ocak 2017 Türkiye saati ile 14:34’de gerçekleşecek olan Dolunay, baskın bir enerjiye sahip..

Gökyüzü göstergeleri ve açılarını, Dolunay esnasında yerleşimlerini ”12 Ocak Yengeç Burcunda Dolunay” yazımda bulabilirsiniz.. http://sedaturan.com.tr/12-ocak-2017-yengec-burcunda-dolunay/

Gelelim 2017 yılının ”en karakterli, hırslı, baskın Dolunay’ın” ilişkiler, insanlar üzerine yaratacağı psikolojik etkilere;

Dolunay’ın en etkin hissedileceği tarihler takribi 7-17 Ocak 2017 tarihleri arası..

Dolunay enerjisi ile değişime yüz dönebiliriz..

Radikal kararlara yatkın olabilir..

Bir çok konuda gemileri ve hatta ”Denizleri” yakmak bizleri için çocuk oyuncağı haline dönüşebilir..

Baskın ruh halleri, keskin konuşmalar, meydan okumalar gündeme gelebilir..

Sinirlerimiz fazlası ile hassas..

Tahammül eşiğimiz o kadar düşük ki her an ”öfke” patlamaları yaşayabiliriz..

Karakterimizin keskin yönlerini çevremize net bir şekilde gösterme eğilimde olabilir,

”Beni kimse sorgulayamaz-Bana kimse hesap soramaz” nidaları atabiliriz..

Sürelen eğitim, kariyer hayatlarımızda içimize attığımız, memnuniyetsiz olduğumuz konular ile ilgili ”Yeter” deyip,

Rest çekişleri, bitişleri gündeme alabiliriz..

Yengeç burcunda gerçekleşecek olan Dolunay, Güneş Oğlak burcunda olduğu için bir nebze Oğlak burcu formuna bürünecek..

Bu nedenle sahiplenici, kıskanç tutumlar sergilemeye meyilli olabiliriz.

Yalan, hile, entrika gibi eğilimlere oldukça uzağız ve bu gibi konulara, insanlara had bildirme konusunda da fazlaca hevesli olabiliriz..

Dedikodular ayyuka çıkabilir..

Aslında bir nevi ”Kim dost, Kim düşman” açığa çıkabilir..

Bu süreçte bir çok konuda iyi yada kötü işler tam tersi yönde seyredebilir..

Zira içimize, mahremimize, delhizlerimize attığımız, sakladığımız her şey açığa çıkmaya fazlası ile hevesli, kararlı..

Kendimizi ön plana alıyor, sağ duyudan biraz uzaklaşıyoruz sanki..

Kararsız kaldığımız, sürüncemede kalan konular ile ilgili artık bekleyecek dermanımız kalmadı..

”Zaman kaybetmek” en büyük korkumuz haline geliyor..

Yakın geçmişte yarım kalmış, tamamlanamamış, askıda kalmış her ne var ise,

Sonuca kavuşturmak için canla başla mücadele veriyoruz..

Kararsızlık en büyük çile iken, çelişkiler yumağı iken, Dolunay enerji ile birlikte net, istikrarlı, tutarlı insanlar haline dönüşüyoruz..

Ailevi ilişkilerde kökler iyice sağlamlaşıyor, maneviyatımız ağırlık kazanıyor, önem kazanıyor..

Yüzeysel ilişkiler ”bir zahmet kapı dışına çıkabilir mi”..?

Üzerine uzun uzun düşündüğümüz, bir türlü adım atamadığımız konular ile ilgili girişimde bulunmak oldukça kolay..

Biraz gözü karayız sanki, ne dersiniz..?

Aşık isek kim tutar bizi..

Resmiyete taşınan ilişkiler gündeme oturabilir..

Bunun yanı sıra ”yeter artık” diyerek bir anda bitirebiliriz ilişkilerimizi..

Uzun zamandır yalnız olan kimseler, duyguları ile çelişen, duygularını görmezden gelen kimseler bir anda aşkın kollarına bırakabilir kendilerini….

Uluslar arası ilişkilerde iletişimler hız kazanabilir..

Dolunay enerjisi olumlu değerlendirilir, mantıksal çerçevede ele alınabilir ise,

Bir çok konuda olumlu sonuçlar doğurabilir..

En çok etkilenecek olan Burçlar; Oğlak, Yengeç, Koç, Terazi, Akrep, Balık Burç ve Yükselen Burçlar..

Bugünlerde gerçek aşkınız yanı başınızda bitebilir..

Sahte ilişkilere, şıp sevdi heyecanlara ”Bye Bye”..

Dolunay’a tavsiye:

10-11-12-13 Ocak 2017 Tarihlerinde büyük değişimlere adım atmadan önce ciddi anlamda analiz ederek hareket etmelisiniz..

Kibir, inat, ısrardan kaçınmalısınız..

Anneleriniz ile iletişimleriniz de sağ duyulu, duyarlı olmaya özen göstermelisiniz..

Kredi, borç, hukuksal alt yapılı konularda ihmalkarlıklardan kaçınmalısınız..

Dedikodulara itibar etmemeli, söylemlerinize özen göstermelisiniz..

(Ülke gündemi üzerine etkilerini Dolunay yazımdan okuyabilirsiniz.. http://sedaturan.com.tr/12-ocak-2017-yengec-burcunda-dolunay/ )

”Sağlıklı bir Dolunay süreci olmasını dilerim zira biraz ”Agresif” bir Dolunay enerjisi söz konusu..”

Astrolog Seda Turan 

 

Ocak’ta Aşk..

2017 yılının ilk ve belkide en telaşlı ayı Ocak’ta Aşk nasıl normal olsun ki..?

Aşıkların en deli olduğu aylardan biri diyebilirim..

Ocak ayının ilk günleri fazlası ile zorlayıcı zira 8 Ocak’a kadar Oğlak burcunda iletişim gezegeni Merkür retrosu söz konusu..

Bu nedenle yorucu, yıpratıcı, karamsar ve kısır bir döngü yaşanabilir iletişimlerde eşler ve partnerler arasında..

*Evlilikler noktasında zorlayıcı bir ay olabilir..

*Beklentilerin yükseldiği bir ay ve sorumluluklar yerine getirilmediği takdirde yüksek tartışmalar kaçınılmaz olacak diyebilirim..

*İlişkilerde ise beklentilerin yükseldiği bir ay Ocak ayı..

*Resmiyete taşınamayan ilişkiler bir anda sona erebilir..

Oğlak burcunun gelişmiş mizahı, keskin zekası araştırmacı bir tabiata bürünmemize neden olabilir ilişkilerde..

*”ihanete tahammül” kesinlikle yok..

*Toleransı düşük bireylere dönüşebiliriz..

Zodyak yıldız kuşağının aşk konusunda belkide en sahiplenici, en kıskanç burcu olan Oğlak burcunun formuna bürünecek ay genelinde,

*Eşler, partnerler radikal çıkışlar yapmaya, baskı uygulamaya fazlası ile meyilli olabilirler..

12 Ocak 2017 Yengeç Burcunda Dolunay..

Dolunay etkileri 17 ocak 2017 tarihine kadar etkin bir şekilde hissedilecek diyebilirim..

*Eşinizin, partnerinizin tüm alanlarını didik didik inceleyebilir, mercek altına alabilirsiniz..

*İletişimde yaşanabilecek aksiliklere ”Öfke patlamaları” ile karşılık verebilirsiniz..

Dolunay’ın en bereketli yanı ”uzun zamanlardır evlat sahibi olmak isteyen bireylerin” dileklerinin gerçekleşmesi olacak diyebilirim.

Dolunay etkisinin devam ettiği 9-17 Ocak 2017 Tarihlerinde özenli, sağ duyulu olmakta fayda var..

22 Ocak 2017 itibar ile Güneş Kova burcuna geçiş sağlayacak..

Kova burcunun baskın ve agresif yönlerinin ön plana çıkacağı tarihler aralığında,

*Keskin konuşmalardan, çıkışlardan kaçınmakta fayda var..

*Bunun yanı sıra 22 Ocak itibari ile çapkınlığa, şıp sevdi ilişkilere meylimiz artabilir, dikkat..

28 Ocak 2017 Kova Burcunda Yeniay..

U*mut vadeden Yeniay’da iletişimde ki hafiflik, yapıcılık, iyimserlik yüreklerimize su serpebilir..

*Romantik paylaşımlar, sürprizler, hediyeler, aşık haller ön plana çıkabilir..

*Yalnız kimseler için özellikle ”Yengeç, Oğlak, Kova, Terazi, Balık, Akrep” burçları için umut vadeden bir ay Ocak ayı aşk adına..

”Sevgi, tutku, heyecan, aşk dolu bir ay geçirmenizi dilerim..”

Astrolog Seda Turan

 

Yeni Yıla Merhaba..

Hoş Geldin 2017..

2017 yi tüm insanlık olarak büyük ümitlerle beklediğimize şüphe yok..

Nasıl olsun ki..?

2016 tüm dünya için zorlayıcı, yıkıcı, yıpratıcı etkilere sahip bir yıldı..

Her açıdan zorlayıcı bir yılı geride bırakıyoruz..

Öğretici, eğitici, baskılayıcı bir yıldı 2016 ve ”öğrenmekte güçlük çektiğimiz” her konuda bizleri tekrar tekrar sınavlara tabi tuttu..

Astroloji açısından değerlendirildiğinde de fazlası ile zorlayıcı bir yıldı 2016..

2017 ise umut vadeden bir yıl gökyüzü göstergeleri ele alındığında..

(Gökyüzü göstergeleri ile ilgili detaylı analizleri mi ilerleyen tarihlerde sizlerle ayrıntılı bir şekilde paylaşacağım elbette..)

Gelin 2017 ile ilgili nelere özen göstermemiz gerektiğine değinelim..

*Her şeyden önce ”kendi bilmenin erdemine” kavuşmaya niyet etmelisiniz..

*Kendinize dürüst olduğunuz ölçüde mutlu olacağınıza ve mutlu edeceğinize şüpheniz olmasın..

*Hayatın merkezine kendinizi almalı ve ”hayatınızı istediğiniz yönde şekillendirmeye” gayret etmelisiniz..

*Mutlu olduğunuz ölçüde ”Mutlu edebileceğinize” emin olabilirsiniz..

*Kendi içinizde kendiniz ile mutlu olmadığınız sürece yakınlarınızı, sevdiklerinizi nasıl mutlu edebilirsiniz ki..?

*Farkında olmanın hafifliği hiç bir şeyle mukayese edilemez..

*İstemediğiniz bir hikaye, ilişki, evlilik, ortaklık, iş birlikteliği içinde iseniz,

Değiştirmek, dönüştürmek için kendinize sağlıklı bir planlama yapabilirsiniz..

*Hiç bir şey ”imkansız” değildir neticesinde, şartlarınızı gözden geçirerek, sağlıklı hareket edebilir iseniz, yavaşta olsa bir şeyler çözüme kavuşacaktır nihayetinde..

*Sizi aşağı çeken, enerjinizi emen, yıkıcı söylem ve tutumları ile sizi yıpratan insanları ”hayatınızdan çıkarın”..

*Hatalarınızda ısrar etmekten vazgeçin..

*İnatçı tutumların hiç bir faydası olmadığını geride bıraktığımız yılda fazlası ile deneyimlemiş olmalısınız, yeniden deneyimlemeye ihtiyacınız olmadığına emin olmanız gerekir, öyle değil mi..?

*Kendinizle barışık olmaya özen gösterin..

*Stiliniz, dış görünümünüz ile ilgili şikayetleriniz var ise biran önce harekete geçin..

*Spor, egzersiz, yoga, meditasyon ile ilgili alanlara zaman ayırın..

*Beslenme düzeninizi gözden geçirerek daha hafif, daha sağlıklı bir beslenme programı düzenleyin..

*Ufak dokunuşların, ufak değişimlerin hayatlarınızda mucizeler yaratacağına emin olabilirsin..

*Denemekten korkmayın..

*Daha fazla sosyalleşin..

*Yeni bir dil öğrenin..

*Yeni bir kitap edinin.

*Yeni arkadaşlıklar kurmaktan çekinmeyin..

*Yıpranmış ilişkileri onarmak adına yapıcı girişimlerde bulunmaktan çekinmeyin..

*Her türlü dostane, iyimser girişimlerinize karşılık vermeyen insanlara ”Hoşça kal” demekte tereddüt etmeyin..

*Mutsuz bir evlilik, ilişki içerisinde iseniz ”Hoşça kal” demekte gecikmeyin..

*Seviyor iseniz ”Seni seviyorum” demenin hafifliğini tecrübe edin..

*Aile üyeleriniz ile daha fazla zaman geçirin..

*Minik dostlarımıza, hayvanlara sahip çıkın, sahiplenin..

*Eviniz, ofisiniz ile ilgili ufak değişimlerle enerjinizi tazeleyin..

*Kendiniz için özel zamanlar yaratın, kendinize özen gösterin..

*Cildinize, saçlarınıza, kişisel bakımınıza özen gösterin..

*Kendiniz ile zaman geçirmekten çekinmeyin, enerjinizi tazelemek adına her fırsatı değerlendirin..

*Negatif düşünceler ile ”Pozitif Çözümler” üretemezsiniz, bunu unutmayın..

*Sizi üzen, yıpratan eski sevgilinize yeni bir şans vermek yerine, kendinize, hayatınıza ”Yeni bir şans” vermeyi tercih edin..

*Hayallerinizi gerçekleştirmek adına minikte olsa adımlar atın..

*Doğada daha çok zaman geçirin..

*Sevdiklerinizle daha çok zaman geçirin, daha sık ”seni seviyorum” deyin ve daha çok ”sarılın”..

*Hata yapmaktan korkmayın ancak hatanızı farkına vardığınız an ”geri dönmesini” bilin..

*Çevrenizde olup bitene duyarsız kalmak yerine, yardımlaşmaya özen gösterin..

*Paylaşmanın hafifliğini deneyimlemekten çekinmeyin..

*Umut etmekten vazgeçmeyin..

*Daha az tv izleyin, daha çok müzik dinleyin..

*Daha az oturun, daha çok yürüyün..

*Daha az sosyal ağlarda zaman geçirin, daha çok kitap okuyun..

*Kendinize yeni bir hobi edinin..

*Daha sık seyahat edin..

”Hz. Muhammed (s.a.v.) de dediği gibi; Seyahat eden, sıhhat bulur..”

*Dini ritüeller ruhunuzu hafifletecek, enerjinizi pozitife çevirecektir, sık sık dua edin..

*Hayallerinize, ideallerinize, isteklerinize odaklanın..

*Zaman çok değerli bir nimettir, kıymetini bilin..

”Tüm dünyaya huzur, barış, sağlık, bereket, birlik, sevgi, aşk, neşe getirecek bir yıl olmasını kalbi duygularımla temenni ederim..”

Sevgilerimle

Astrolog Seda Turan