Aşk Baş Ucunda, Peki sen Hazır Mısın.?

Aşk.. 

Yaratılışın temeli, varoluş sebebidir, değil mi.?

Kime sorsak aşka dair bir fikri, düşüncesi, anısı, duygusu, deneyimi, edinimi, sevinci, hüznü vardır mutlaka..

Kime sorsak gerçek aşkı arıyor, kime sorsak aşksızlıktan yakınıyor.

Peki, nedir aşka engel olan, sizi, bizleri aşktan alı koyan.?

Bir kaç madde ile örneklemek gerekir ise;

*En temel unsurlardan biri, kök, aile, soyağacı engelleridir..

*Çocukluğumuz da yaşadığımız olumsuz, negatif olaylar,

Duygu durum bozuklukları ve bunların yaratmış olduğu kodlar.

*Hiç bir anne, baba çocuğunda kötü izler bırakmak, çocuğunun kalbini yaralamak istemez ancak,

Farkında olmasalar bile bizlere birer rol model çizdiklerinde olumsuz örnekler teşkil edebilirler.

*Ağır travmalar,

*Ayrılıklar,

*Uzun süren matem, inziva süreci,

*Terk edilme korkusu,

*Özgürlüğe olan düşkünlük,

*Geçmişe veda edememe,

*Olumsuzluğa, imkansızlığa, yaralara rağmen bir ilişki de, kişi de, duygu da ısrarla kalma isteği,

*Bir duygu da, kişi de, ilişki de kendini yok sayarak, söndürerek, devam etme durumu.

*Öz güven eksikliği,

*Öz saygı eksikliği,

*Israr,

*İnat,

*Öfke,

Kontrolsüzlük,

*Direnç,

*Sabırsızlık,

Kendini Sevmemek, sevememek….

*Ve bunun gibi sayabileceğim bir çok durum, duygu, anı, yaşanmışlık, hikaye daha,

Aşk’a giden yolda bize engel ve blokaj oluşturmakta.

Peki, Ne Yapmalı.?

Öncelikle, sürekli kendini tekrarlayan hikayelere, ilişkilere, olmamışlıklara bakmak ve nedenlere odaklanmak gerekli.

Bir ilişki de, evlilik de, flört de, bir önce ki ne benzer durumlar yaşıyor musunuz.?

*Geçmişte bıraktığınız, süregelen ilişkiniz, evliliğiniz, flörtünüz, duygu durumuz ile geçmişle bağlar nelerdir tespit etmek lazım.

*Kendinizi sorgulamalı ve olabildiğince objektif, dürüst bir şekilde analiz yapmalısınız..

*Neden yalnızsınız, en son ilişkiniz de, evliliğiniz de siz gerçekten yoran, yıpratan, kalmanıza, gitmenize neden olan etkenler nelerdi.?

*Gerçekten aşık mıydınız, gerçek bir sevgi miydi bu.?

*Eşiniz, partneriniz sizin için uygun kişi miydi.?

*Statünüz, alışkanlıklarınız, hobileriniz, düşünce yapınız birbirine uygun muydu.?

*Siz neden O’na doğru aktınız, sizi O’na götüren sebep, duygu, etken neydi, nelerdi.?

*O ilişki de, evlilik de gerçekten mutlu muydunuz ve O, sizin mutluluğunuzu önemsiyor muydu.?

Aynı durumu süregelen ilişkiniz de, evliliğiniz de ”Aşksızlıktan” Şikayetçi iseniz yapabilirsiniz.

Duygusal anlam da en temel eksikliğimiz ”Sevgi”..  Evet, sevgi.. Kendimizi yeterince sevmiyoruz, ne yazık ki sevmiyoruz, sevemiyoruz ve bu eksiği farkın da değiliz, farkına varamıyoruz. Aşk sen de başlar, için de, yüreğin de, ruhun da, zihnin de, gözlerin de, ifaden de, bakışların da, sözlerin de..

Sen sevgi dolu isen, kendini yeterince sevgiyle doldurdu isen, aşk sana akmaya başlar, evren, kainat, ilahi karma sana aşkı, sevgiyi taşımaya başlar.. Doğru frekansa geçtiğin an da aşkı aramayı bırakırsın, zira ruhundadır O.. Sen de varolan bir şeyi aramaya gereksinim duymazsın öyle değil mi.?

Öncelikle yukarı da belirttiğim nedenleri, etkenleri, yaşanmışlıkları, sebepleri ve size hissettirdiklerini tespit etmeli ve sevgi ile şifalandırarak, hayatınızdan sevgiyle çıkmalarına izin vermelisiniz.. Bunun yanı sıra kalbinize sinen, size güven veren bir Astrolog’dan, Spiritüel Danışman’dan yardım alabilir, bir takım kodları ve blokajları çözüme kavuşturabilirsiniz..

Peki Sevmek..

Kendini sevmeyen, sevemeyen, sevmenin ne demek olduğunu bilebilir mi.?

Sen sevmiyorsan kendini, bilmiyorsan sevmenin ne olduğunu, sevilmeyi bekleyebilir misin.? Adil olur muydu bu.? Yeterince sevilmeyen, sevmeyi bilmeyen birini, sevmek..

Kendini Sevmek;

*Kendinizi kabul edersiniz her şeyden önce,

*Bir başkasına ilgi duyduğunuz, aşık olduğunuz, farkında olduğunuz şekilde ilgi duyar, aşık olur, farkında olursunuz..

*Stiliniz, tarzınız, tavrınız, üslubunuz, tutumlarınız, cümle kurma şekliniz bile sizin için önem kazanır.

*Her şeye rağmen, en iyi arkadaşınız  ”Siz” olduğunu, sizin bu mucizevi hayat yolculuğunda en değerliniz olduğunu kabul eder, bunu gönlünüzle hissedersiniz.

*Sevmediklerinizden uzaklaşır, size zarar veren her şeyle aranıza mesafeler koyarsınız.

*Sevdiklerinizi önemser, hobilerinize, size iyi gelen şeylere zaman ayırırsınız.

*Hatalarınıza, eksiklerinize rağmen kendinize saygı duyar, kendinizi kabul eder, kendinizi onaylarsınız.

*Kendinize her şeye rağmen dürüst olur, her şeye rağmen merhametli, şefkatli davranırsınız.

*Gerektiğin de ”Ben” Demekten kaçınmaz, korkmaz, çekinmezsiniz.

*Kendinizi kandırmaz, kendinize zarar vermez, kendinize merhamet etmekten, şefkat duymaktan vazgeçmezsiniz.

*Size zarar veren, sizi maniple eden, sizi yoran, yıpratan, istismar eden, kullanan, duygusal zarar veren, fiziksel ve duygusal şiddet uygulayan, sizin mutluluğunuzu önemsemeyen, sizin gülümsemenizi ciddiye almayan, sizin sevginizi, dostluğunuz, merhametinizi, iyiliğinizi göz ardı eden ve sömüren kimselerden gerçekten uzaklaşır ve özgürlükçü hareket edersiniz..

 

Peki Ne Yapmak Lazım.?

”Seni Seviyorum” demekle başlayabilirsiniz.

Evet, kendinize bunu söyleyin, sık sık, hatta bunun için özel zamanlar ayırın, ritüeller yapın.

Bunu yılmadan, vazgeçmeden, pes etmeden sık sık tekrarlayın, hiç durmayın, pes etmeyin, isyan etmeyin.. Bu sizin kontrolünüz de olan bir Eylemdir, unutmayın..

Zamanla hissedeceksiniz, auranızın, çevrenizin, zihninizin sevgiyle, aşkla dolduğunu.. Yeterince hissettiğiniz de hayatınız da bir çok şeyin değiştiğini göreceksiniz.. Bunun için çevrenizi yormanıza, yıpratmanıza, kırmanıza, isyan çıkarmanıza gerek yok, asla..

Bu kendiliğinden akan, sakinlikle ilerleyen, zamanla coşan, ahenk, ritm kazandıran mucizevi bir değişimdir..

Yeterince ve layığı ile kendinizi sevdiğiniz de aşkın, sevginin, adil bir şekilde hayatınıza aktığını göreceksiniz..

Sevgiyle,

Astrolog Seda Turan

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir