Günümüzde Güçlü Kadının Aşk’ta ki Duruşu..

Konu aşk olunca lafa nereden başlamak gerektiğini kestirmek zorlaşıyor tabi.. 
Günümüzde aşk başta olmak üzre bir çok duygu salt, öz, gerçek kimyasından çok çok uzaklaşmış durumda.. Ne yazık ki önünü alamıyoruz.
İnsanlık tarihi boyunca duygular üzerine en büyük krizleri, sığlığı ve yozlaşmayı yaşadığımız çağdan geçerken; Kadın olmak, aşkta kadın olmak, aşık kadın olmak, duruşu olan bir kadın olmak, güçlü kadın olmak yine ne yazık ki çok çok daha zor bir hal alıyor..
Güçlü kadının içinden geçenleri gerek bireysel düşüncelerim, gerek mesleki analizlerim sonucunda gözlemlediklerimden yola çıkarak dillendirmek isterim siz okuyucularım için..
Güçlü kadının olmazsa olmazıdır ”Aşk” bir ilişkide, birliktelikte, evlilikte..
Der ki Kadın;
Her şey bir yana aşk olmazsa olmazı, bir ilişkinin..
İlişkinin temelinde aşk çok çok değerli, önemli, belirleyici bir esastır benim için.
Aşk varsa zaten temelden başlar değişim..
Sonra devam eder:
Aşk gelir ve kendi değerini kendi tayin eder.
Eğer geçici ise zaten kısa ömürlü ve nefsidir.
Fakat gerçek ise içeriden değiştirir, temelden, büyük bir mucizedir benim için.
Bir insan aşık olduğunda değişir, eskisi gibi olmaz hiç bir şey ve akar.
Aşka akar kendisinde bu aşkı uyandırana akar.
Durmaz, durdurulamaz, kimse yapamaz ki zaten, değil mi?
İlişkiler de kadın cezbedici taraf, cazibe alanıdır. Kadın ilişkiye samimiyeti, sıcaklığı, kendini kalbini ortaya koyarak bir boyut kazandırabilir ancak yöneten, şekil veren ve kaderini belirleyen taraf erkektir.
Zira kadın yorgundur, hayata dair her alan da çizdiği güçlü profil, duruş, ve sorumluluk bilinci enerjisini aşağı çekmektedir..
Sağ duyulu, empati yeteneği gelişmiş olan ”Güçlü Kadınların” paylaşmaktan, sevmekten, ve şifa olmaktan yana hiç bir korkuları yoktur..
Ancak söz konusu Aşk’sa sadece yaşar, inanmak, aidiyet hissini tatmak, güvenmek ister kadın.
Ve inanır kadın: Bir erkek o aşka düşmüşse, değişmeye başlamışsa, farkındaysa zaten kadına,
Kadınına, kendisinde bu aşkı uyandıran ruha akar..
Bir an gelir ayrı bir hayat düşleyemez erkek, mümkün olamaz ki değil mi?
Burada söz konusu gerçek bir aşksa.
Ve ısrarcı, bağnaz, sığ, menfaatçi, baskılayan taraf olamaz kadın, gücünü içeriden alır..
Aşkta, ilişkide , evlilikte kadın aşkından güç alır ve sadece akar, bu aşkı kendisinde uyandırana, aşka..
Bu noktadan sonra, aktivasyon alan, başlatan, yöneten, öncü taraf erkektir.
Yani kalıcı, temelleri olan, muazzam bir ilişkinin, birlikteliğin yahut evliliğin temellerini erkek atar, kadın değil.
Ama günümüzde işler öyle değil. Erkekler pasif duygusal ve erkek olmayı daha çok özgür olmak, üstünlük kurmak ve güç sahibi olmak sanıyor ama bu öyle değil, olmamalı da zaten..
Şartlar ve koşullar arkasına sığınarak incitiyor kadını, hassasiyet alanlarını görmezden geliyor
ya da empati yapmadan, kadının incinebileceğini ön görmeden sağ duyusuz yaşıyor..
Velhasıl sorumluluk bilincinden uzak, elini taşın altına koymadan bekleyen taraf olu veriyor..
Sonra ne mi oluyor: Kadının aşkı kırılıyor, kırılmaya başlıyor, dağılıyor içinde ve sarsılıyor..
Sızlıyor, inciniyor,  kaosu başlamış oluyor..
Çünkü içeriden gelen o gücü, Aşkından aldığı o gücü yitirmeye başlıyor..
Menfaatçi, çıkarcı, stratejik davranamaz ki ”Güçlü Kadın”..
Hayatta belki hemen hemen her alan da güçlü, duruşu olan bir tavra sahiptir belki..
Ama aşk söz konusu olunca sadece saflığı, gerçeği, duruluğu, içtenliği, sevgiyi, huzuru, sonsuz sadakati arar ”Güçlü Kadın”.
Gitmekle kalmak arasında bir yer de sıkıştığı zaman özüne döner ve araştırır kalbini, duygularını yoklar, zihninin odalarında dolaşır, kalbinin gizlerine iner..
Belki bocalar bir süre, ama sonra netleşir..
Ve der ki;
Ama benim bu konu da yaşadığım hiç bir karmaşa yok bilakis çok netim.
Aşkı ve sadakati ile ayakları mı yerden kesecek birini istiyorum.
Bu sebeple gidiyorum, senden geçiyorum..
Günümüzde güçlü kadının en sık karşılaştığı sorudur mesela: ”Neden Yalnızsın?”
Bu da sık sık şahit olduğum, Danışanlarım’dan duyduğum bir gerçeklik.
Kadın tereddütsüz;
Ama benim bu konu da yaşadığım hiç bir karmaşa yok, bilakis çok netim.
 Aşkı ve sadakati ile ayakları mı yerden kesecek birini istiyorum.
Henüz böyle biri ile karşılaşmadığım için olsa gerek yalnız kalmayı tercih ediyorum.
Yani nasıl denir en iyisini yaşamak varken azı ile yetinmiyorum.
”Sevgili Danışanlarım, okurlarım, takipçilerim; keyifli bir Cumartesi gününde okuyabileceğiniz Aşk kokulu yazımı keyifle kaleme aldım, sizlere emanet ederim, sevgiler..”
Astrolog
Seda Turan 
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir