Masum Değiliz Hiç Birimiz….

Akrep Burcun da 2 Derece Dolunay….

Akrep burcunun hırslı, inatçı, sezgisel, düşsel, duygusal, asabi, getgitli, ”dediğim dedik” ruhuna bürünecek Dolunay bize iyiyi kötüyü aynı an da göstermeyi umuyor..

Derinlere ineceğimize şüphe yok..

Deli aşklar, tutkulu birliktelikler, ayrılıklar, şehir, ülke değişimleri..

Maddi manevi ”asla asla” denilen bir çok şeyin ”gayet güzel bir şekilde” yapıldığı, yaşandığı bir Dolunay süreci….

Dolunay öğretisi: Bir çok şeyi  yeniden gözden geçirme, tecrübe edinme, deneyimleme ”Yüzleşme” ..

Bu süreçte ”Sil baştan hikayelere” şahit olabiliriz..

Hırslarımız hayatın her alanında bizi esiri haline getirebilir..

Kaybetmek lügatımızdan siliniyor..

Deli olabiliriz..

Hiç olmadığımız kadar açık sözlü ve pervasız olabiliriz..

Zaten ”Deli” olanımız hayatının en ihtişamlı, en hızlı, en radikal döneminden geçmeye hazır olsun derim..

Aşık Dolunay….

Bu Dolunay sürecin de Akrep burcunun tutkularını, hırslarını, inatçılığını,  kabullenemeyişini, yenilmezliğini sonuna kadar hissedebilir, yaşayabiliriz..

Boyun eğmiyoruz her şeyden önce..

Mecburi, zaruri, menfaat-çıkar birliktelikleri ”umurumuzda” değil..

”Gerçeklerin canı cehenneme..”

Bize yeteri kadar gönlünü, emeğini vermeyen herkese ”yol veriyoruz”..

Zincirlerimizden kurtuluyoruz bir nevi..

Ümitsiz aşıklar için oldukça karışık ve entrikalı bir süreç..

Yalanlar açığa çıkıyor..

Aşk tüm asaleti ile perde de yerini alıyor..

Tutkusuz birliktelikler mi..? Adliye koridorlarına taşınıyor, evler ayrılıyor, herkes eteklerinde ki taşları döküyor..

Biri ”İmkansız Aşk” mı dedi..? 

Hayır, hayır böyle bir durum söz konusu dahi olamaz..

Kalplerimizin volümü hiç olmadığı kadar yüksek..

Hatta öyle ki kulaklarımız sağır olabilir..

İmkansız gözüyle bakılan, bir çok birliktelik, evlilik gündeme oturabilir..

Reddedilmeyi hazmedemiyoruz..

Platonik aşıklar, duyguları yanlış değerlendirip ”aşka kapılanlar” bu dönemde acının en koyu rengiyle tanışabilirler zira ”Veda” vaktidir..

Gönlüne kötülük ekenler bu süreçte ciddi karşılıklar alabilir, ”İlahi Adalet’in” realist yüzü ile karşılaşabilirler..

Ex aşklar geri dönüşler yapabilir, pişmalıklar kapıları yumruklayabilir..

Ani kararlar gündeme oturabilir..

Aşka küskünler ”Aşkın en Sahici” yüzü ile tanışabilir, ”Aşk uğruna tüm gemileri yakabilirler..”

Kontrolcüyüz, gözlemliyoruz, hesap soruyoruz, susamıyoruz bir türlü, mümkün değil..

Sabırsız hissedebilir, ciddi tepkiler koyabiliriz..

Çapkın kimseler için son derece değişken ve renkli bir Dolunay süreci olacağına ne şüphe..

Açılmayan telefonlar, günü birlik aşklar, vurdum duymaz cool tavırlar, her gün ”yeni bir aşka” kapılmalar….

Bu süreçte aşkın en derinlerine inecek, kendi gerçeğimiz ile yüzleşeceğiz..

Aslında her daim olduğu gibi ”İyinin ‘iyiyi”, kötünün ‘kötüyü’ bulacağı bir süreç olacaktır..

Aile büyüklerimizin ilişkilerimize, evliliklerimize müdahil olmalarını istemeyebilir, ciddi tepkiler koyabiliriz..

Özetle Aşık Dolunay diyor ki: We’re beautiful like diamonds in the sky .. (Rihanna- Diamonds şarkısından alıntıdır..)

Aile, Dost, Arkadaş İlişkilerin de Dolunay….

İki yüzlü ve değişken bir süreçten geçiyoruz..

Dolunay sürecin de maskeler düşüyor..

Hiç kimse gerçek yüzünü saklamayı başaramıyor dersem yanılmış olmam sanırım..

Hareketli ve entrikalı bir sürece girmiş bulunmaktayız..

Ancak: Sabırlı, istikrarlı, özü sözü bir kimseler duruşlarını korurlar ise bu süreçte ”kazançları paha biçilemez” nitelikte olacaktır..

Maddi manevi karşılık bekliyor, tahammülsüz davranışlar sergiliyoruz..

Kazanmak için art niyetler, yalanlar, ali cengiz oyunları döndürüyoruz.. (Zaten bu gibi davranışlar, tutumlar sergileyen kimseler hayatları boyunca bu ‘yanlış’ felsefeyi benimsemiş kimseler olacaktır.. Bu açıdan bakarsak; değişen bir şey yok esasında, yalnızca ayyuka çıkıyor, ortalığa dökülüyorlar..)

Menfaatçi kimselere denk gelebilir, tesadüf edebiliriz..

Yalan söylemeyi adet haline getirmiş kimselerin yalanlarıyla uğraşmak durumunda kalabiliriz..

Ailevi ilişkilerde ise özellikle ebeveynler fazlası ile baskın tutumlar sergileyebilirler..

Güven duyulmayan konularda bireyler birbirlerini açık açık suçlayabilir, kontrol altına almaya çalışabilir..

Sosyal ortamlar da aykırı, aşırı tutumlar sergileyen, büyük büyük laflar eden kimselerle karşılaşabiliriz sık sık..

Yoğun ve renkli bir dönem olabilir sosyal anlamda..

Sağlıkçı Dolunay….

Zaten Dolunay kimyasında olan ”Uykusuzluk” bu dönem de yeni yine yeniden baş gösterebilir….

Huzursuzluk hissedebilir, gün içerisin de nerede ne yapıyor olursak olalım ”durumdan, olaydan, konudan, kişiden” kopabiliriz..

Konsantrasyon problemleri baş gösterebilir..

Strese bağlı olarak mide, baş hassasiyetleri yaşayabiliriz..

Aynı zaman da; kazalar, sakarlıklar, tansiyon hastalıkları yaşayabiliriz..

Ekonomist Dolunay….

Bilge bir Dolunay söz konusu ekonomi dünyasında..

Düşünmeden hareket etmemize izin vermiyor..

Yalnız: Dolandırıcılıklar, hileli satışlar, pazarlamalar, ortaklıklar yaşanabilir, dikkat..

Tez canlıyız..

Beklemek istemiyoruz..

Zaten maddi anlam da huzursuz dönemden geçen kuruluşlar ani bataklar verebilir, iflaslarını ilan edebilirler..

Mantıksal yol izleyen kurumlar, firmalar, şahıslar yenilikçi ve ileri görüşlü bir politika, strateji izlerler ise (2016/9-10-11 aylarda) artıya geçecekler şüphesiz..

Pervasız, düşüncesiz politika izleyen firmalar, kuruluşlar deyim yerin de ise ”Pire için yorgan yakabilirler”..

Hal böyle olunca ekonomi anlamında dengesiz bir süreç söz konusu bu Dolunay sürecinde..

Demir, metal, otomotiv, altın, mekanik, iletişim sektörleri, eğitim kurum ve kuruluşları ön planda olacak..

”Hayatlarımız da bizlere yük olan, ruhlarımıza, bedelerimize zarar veren her şeyden bizleri kurtaracak, arındıracak bir Dolunay olmasını diliyorum..”

”Her birimizin ayrı ayrı kendi gerçeği ile tesadüf edeceği, layığıyla yaşayacağı bir Dolunay süreci olmasını diliyorum..”

Sevgilerim

Seda Turan